Aşkı da tükettik sonunda… Bunu sevmeyi beceremediğimiz klişesinden yola çıkarak söylemiyorum sakın yanlış anlaşılmasın. Aksine sevgiye aşka hakkının vere vere yaşadığımız için oldu bütün bunlar. İzlenebilecek en güzel en yüreğe dokunan aşk filmlerini izledik beraber 3 tanesini ahmetle izledik 5 tanesini hasan la 10 tanesini mehmetle... İhaneti de yaşadık çok sevilmeyi de sevmeyi de; yaşadık işte kalbin kaldırabildiği kadar... Nice şiirler denemeler okuduk aşk üstüne… En güzel, en bizi anlatan müzikleri dinledik onlarla… Şimdi diyorlar ki daha tanışmadığın sevgililer var daha önce sevmediğin kadar sevilecek ve seveceksin, mümkün müdür ki böyle bir şey? Bana göre hiç yolu yok artık her izlediğim filmin, her dinlediğim şarkının, her okuduğum yazının bir sahibi var kalbimde… Aynı mıdır ahmetin mehmetin sevgisi hasanla diyebilirsiniz tabi ki… Ama aşkı aşk yapan da paylaşım değil midir? Karşılıklı olmasa da senin kendinle yaptığın paylaşımdır O’na dair… Kim girerse girsin bir kadının hayatına illa ki özümsenmiştir bir yerlerde; kimi kokusunu bırakır kimisi de içine işler… Ama bir şekilde ondadır artık… Şimdi al bu hüseyin i sıkış tıkış kalbinin başköşesine oturt denebilir mi bu kadına… Ne kadar özel olabilir ki…
4 Mart 2012 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder